20 Kasım 2009 Cuma

Kavga Etmeyin

Palmeiras ta işler iyi gitmiyor uzun zamandır, bir ara şampiyonluktan bahsediyorlardı ama son 9 maçta 3 beraberlik ve tek galibiyet çıkarınca lider Sao Paolo dan 1 maç fazla oynamalarına rağmen 3 puan geriye düştüler.

Normal olarakta sinir katsayısı günden güne yükseliyor oyuncu ve taraftarda.

En son oynadıkları Gremio maçından golcü Obina ile genç defasn oyuncusu arasında kavga çıkmış daha sonrada barıştıklarını açıklamışlar.

Yıllar önce bizim ligimizde de H. Şaş ve Necati buna benzer bir olay yaşatmışlardı. 


Dünyanın En?



En uzun sakalı 2.33 m

Aurelio ve Bayramı

Transfer dönemi yavaş yavaş geliyor ama eksik kalan birşey var. Menejer bayram ortalarda yok.

Sene başında ne demişti oysa; "Marco’nun ameliyatını dünyanın en meşhur doktorlarından Luis yaptı. Ronaldo’yu, Kaka’yı, Dunga’yı da ameliyat eden adam yaptı. Fizyoterapisti de Ronaldo’yu tekrar hayata döndüren adam. Marco’nun ameliyatı çok basit bir ameliyattı. Sadece dizini açtılar, biraz içeriden temizlediler. Benim korkum kıkırdak kemiğinde problem olabilmesi ihtimaliydi ama doktor bana kıkırdakta hiçbir problem yok dedi. Marco minimum 6 sene üst düzeyde futbol oynar. Marco çok güçlü bir insan. Doktor 1 Eylül diyor ama bana göre 10-15 Ağustos’ta sahalara döner."

Bunu temmuzda söylemiş peki muhteşem Marco şuana kadar kaç maç oynamış, "0" yazıyla da sıfır. Sakatlığını atlatamadığı için.

Daha sonra ne söylemiş; "Kontratında 10 milyon Euro yazıyor. Perşembe günü burada bir kulübün yetkisi ile görüştüm. 2 kişiydiler. Ondan sonra aynı gün İspanya’ya gittim. Betis Başkanı Lopera ile başladık konuşmaya. Kavga ettik. ‘Yok bırakmam, Marco bizim göz bebeğimiz’ dedi. ‘Marco 2. ligde oynamaz, bunu kafandan çıkar. Sen fiyat belirle. Eğer sen fiyat belirlemiyorsan bu çocuk yedek kulübesinde oturur yine oynamaz’ dedim. Çünkü milli oyuncu… Sen bunu yapamazsın bu çocuğa. Araya arkadaşlarını soktuk, ondan sonra 4 milyon Euro’ya razı oldu."

Tam Neşeli günlerde Şener Şen'in canlandırdığı karakter ziya anlatımı. Ettim kavgayı 4 e indirdim. Atma ziya diyesi geliyor insanın.

Asıl bomba açıklamada bir süre sonra geliyor;
"Radyospor'da Özgür Sancar'la Haber Özel Programı'na açıklama yapan tecrübeli oyuncunun menajeri Bayram Tutumlu, "Kararımızı verdik. Aurelio gelen tekliflere rağmen kulübünde kalacak. Çünkü Real Betis Başkanı Manuel Ruiz de Lopera ve teknik direktör Antonio Tapia kalmasını çok istediler" dedi."

Bu da oyuncusuna takım bulamamış menejerin en büyük yalanı, gelen tekliflere rağmen.

Şimdi Ocak geliyor, Bjk ve Gs orta alana adam arıyorlar. Yakında gazetelerde de başlar Aurelio imzaya geliyor haberleri.

Futbol Ölümleri


Son zamanlarda artık o kadar ölüm oldu ki futbolcuların kalp sorunundan dolayı ölmelerini garipseyen kalmadı.

Sahada hafızama kazınan ilk ölüm Marc Vivien Foe'ninkiydi, ekran başında gözlerini gördüğüm anı unutamıyorum. Bu kadar üst düzey ligde oynayan futbolcunun nasıl olur da sağlık testlerinde sorununun görülmediğine şaşırmıştım.

Daha 2003 senesiydi ve Foe aklıma ilk olarak Washington'u düşürmüştü iyi ki gönderilmiş, böyle büyük bir riskin altına girilmemişti. Daha sonra Feher, Nilton Mendes, Phil O'Donnell, Nsofwa ve bir kaç isim daha.

Son olarakta De Nigris

Oysa hayatıma futbol oynaması yasak, kalbi delik ve oynarsa yaşamı tehlikede tanımını ilk sokan Kanu'dur. Ajax yıllarında beri devam eden bu durum tam 13. senesini geride bıraktı. Hala faal olarak oynuyor hala sağlıklı.

Hayatta böyle garip işte herhangi bir sorunu olmayan oyuncu antrenman da maçta bir krizle giderken kalbi delik olan ise oyununa devam ediyor.

Allah uzun ömür versin Kanu'ya.

19 Kasım 2009 Perşembe

Forma Rezaleti

2012


Amerikalılar maya takviminin 2012 de bitmesini kullanarak bir film yapmışlar, konu Nuh'un gemisinin teknolojiye uyarlanması. Biraz özel efekt, bir tutam boşanmış bir aile, azıcık çocuklarınyla arasını düzeltmeye çalışan baba, çok az da abd başkanının kararlarına bütün dünya liderlerinin itiat etmesi.

Filmin derin darbeden ayrılan tek farkı bu defa nötrinoların (fizikte her maddenin içinden hiçbir etki yapmadan geçen kütlesi ve elektrik yükü olmayan parçacıktır) maddeye etki edebilecek hale gelip, dünyanın sonunu hazırlaması.

Olay Hindistan da başlıyor Himalayalar da bitiyor. İçeriği ise bilim kurgu diye başlayıp komedi oluyor 15 dakika sonra. Yellowstone parkındaki kahramanın karavanla kaçışı, Limuzinle slalomlar, uçak kullanmasını bilmeyen üvey babanın onbin saat uçuş tecrübesi olan F-16 pilotu manevraları, abidik gubidik bir film.

Zaten şöyle klişeler var ki anlaması zor arkadaş; Uçağın yakıtı mı yok yada motoru mu bozuldu merak etme dünyanın en büyük uçağı Antonov için bile mutlaka piste benzer bir yüzey vardır Tibet gibi dağlık bir bölgede olsanda ki yanlış bilmiyorsam Antonovlar AB ve ABD hava alanlarına iniş yapması yasak uçaklar listesinde olmalı ne işi var Amerika da. Kim Amerikaya girişine izin vermişte kahramanlar can havliyle son anda uçağı kaçırıp kurtuluşa yelken açıyorlar.

Filmle ilgili tek rahatlatıcı bilgi ise sonunda oluşan karasal yapıyı gördüm Türkiye yerli yerinde duruyor, merak edilecek bir şey yok. Ancak ben başbakan olsam kırılırım bizi gemiye almamışlar :). Elin gavuru bize özel gemiyi nasıl tahsis etmez, hemen buradan nota versinler

Harcadığım zamana yazık. Hasta hasta gittim birde tıklım tıklım salonda izleyeceğimizi öğrenince iyi film olduğunu düşünmüştüm. Benim için davos bitmiştir bir daha da gelmem Roland Emmerich filmine

Milan ve Ocak

Sene başında ki berbat performanslarından sonra yavaş yavaş toplanmaları ve tekrar potaya girmeleri üzerine transfer söylentiler iyice ayyuka çıktı Milan için.

İlk transferin Beckham olacağı açıklandı eğer sakatlık gibi bir durum olmazsa.

Daha sonra Dzeko gönlünde ki takımın Milan olduğunu açıkladı küçükten beri, Lukaku için yoklamalar yaptıkları haberi geldi.

Son isim ise Monokoda forma giyen genç defans oyuncusu Cedric Mongongu. Defansın ortasında oynayan genç Kongoluya 6 milyon euro'luk bir teklifte bulunmuşlar. Monaco ocakta satmaya yanaşmıyormuş ama belli olmaz. Sonuçta oyuncunun çocukluk hayalini açıklaması klübün tutumunu değiştirebilir.

Yapmayacaktın Henry

Bazı oyuncular vardır sevdiğiniz, kimi çocuğun kahramanıdır. Mahalle arasında ben messi'yim, ben ronaldo'yum dersiniz.

Henry 2000 başlarından beri belkide dünyada milyar çocuğun kahramanı olmuştur. Ta ki dün geceye kadar, yaptığı düpedüz şerefsizlik.

Aslında başka bir oyuncu olsa bu kadar sorun etmezdim. Bir Benzema bir Diarra olsa daha yeni yeni başarı kazanıyorlar ruhen olgun değiller derdim ama 33 yaşına gelmiş kazanmadığı kupa kalmayan Henry yapınca başka gözle bakıyor insan.

Kariyeri boyunca kazandığı bütün saygınlığı dün gözümde harcadı, benim gibi milyonlarda aynı düşünüyordur.

Şimdi asıl takip edilmesi gereken FIFA'nın tutumu, bu harekete ne ceza vereceği.

Ahmet çakar gibi konuşmak gerekirse. Ey FIFA yöneticileri eğer adam diyorsanız kendinize Henry'e okkalı bir ceza verirsiniz ve Dünya kupasında oynamasını engellersiniz ki bir daha böyle çakallık yapanlarda bilsinler cezanın ne olacağını.

Buradan benimde içimizdeki İrlandalılardan biri olduğum sonucu çıkarılmasın. :)

18 Kasım 2009 Çarşamba

Melih Şendil


Lig tv de derbi yaklaştığı için son 9 senenin maçlarının özetleri veriliyor, toplam 18 maç. Goller, kırmızı kartlar, kaçan pozisyonlar ve olaylar ama en dikkat çekici olan bu maçları hangi spikerin anlattığı. 18 maçı 2 defa Ercan Taner, 1 defa Melih Gümüşbıçak ve 15 defa Melih Şendil anlatmış.

Adama sormazlar mı senelik milyon dolarların döndüğü yayın kuruluşunda tek bir spikeri mi var. Federasyonun hakem kalmamış gibi sürekli Fırat Aydunus'a Bjk- FB maçlarını yönettirmesi bir yana yayıncı kuruluş da spiker mi bulamıyor.

Şimdi bir soru sizce bu sene derbi maçını kim anlatacak?

Bence Melih anlatır :)

U-17 Dünya Kupası 2009

Hastalık sebebiyle yazılara ara verince turnuva hakkında fazla bilgi giremedik. Bizim kolombiya ya elenmemiz, İsviçre'nin şampiyon olması, Nijerya kaptanı hakkında 25 yaşında söylentisinin çıkması, İspanyanın alt yapılarda son dört içinde yer alması falan filan.
Turnuvanın ödülleri ise şöyle dağıtıldı
En iyi oyuncu ödülü ( bana göre Seferoviçti) Nijerya'dan Sani Emmanuel'e gitti.
Gol krallığını tam 4 isim paylaştı. İspanyadan Borja, Nijeryadan Emmanuel Uruguay'dan Gallegos ve İsviçre'den Seferoviç.
En iyi kaleci ödülünü İsviçreli kaleci Siegrist yakaladı.
Aslında beklenen gibi geçmedi bütün büyükler erkenden evine gitti, kolombiya 4. olarak süpriz yaptı. G.Kore akılda kalan bir performans ortaya koydu. İsviçre sanki Alman milli takımı gibi turnuva geçirdi.
Kazananı tebrik edelim ancak bu iş nereye varacak, İsviçre için bilinmez. Çünkü bu jeneresyondaki oyuncularının büyük bölümü ikinci bir pasaporta sahipler ve ilerleyen senelerde isterlerse farklı bir milli takım için oynayabilirler.
Özellikle Seferoviçi ve Khalifa ikilisi ellerinden uçup gidebilir.

Romelu Lukaku


Bütün yaz Wilshere diye inledik, yok böyle adam. Messi'den iyi olacak falan derken bir başka on altılık sahne almaya başladı. Anderlect forması giyen bu yaşı küçük cüssesi büyük genç oyuncu(193 boyunda ve 92 kilo şimdiden) ligde 12 maç sonunda 7 gol rakamına ulaşmış bulunuyor. Hızı, çevikliği, fiziksel avantajı ile gerçekten bir prototip gibi duruyor. Talipleri de tabi ki şimdiden sıraya girmiş, Milan, Chelsea, Arsenal ve Real ilk söylenen takımlar. Bakalım gelişimini ne kadar sürdürecek, büyük bir golcü mü olacak yoksa zamanla sıradanlaşacak mı?.

12 Kasım 2009 Perşembe

Pelesenk

Aşkın sonu, binbir soru işareti,
Belki bütün cevapları ikimizde.

Son bir kez gir içeri,
kapat kitle tüm kapıları,
Ki gitme ihtimalin bile olmasın.

Son bir kez bırak alev alsın,
aşkın yongası bedenler,
Bu kış yapraklar dalında kalsın.


11 Kasım 2009 Çarşamba

No Comment


Enke


Lehmann 40 oluyor diye bir post attım, alman kalecilerin 40 yaşına kadar oynadıklarını. Lehmanndan sonra ki 40 lık kaleic adayımında Enke olduğunu belirttim. Ben bunları yazdıktan bir gün sonra trenin önüne atlayıp intihar etmiş.

Kendimi kötü hissettim valla, maşallah dediğim 40 gün yaşamıyor bu aralar.

9 Kasım 2009 Pazartesi

Ne Maçtı be!


Dünkü Lyon-Marsilya maçını 5-10 sene sonra yazacağız detaylı olarak bu başlık altında. Şimdi uzun uzun anlatacak zaman yok, maçın şokunu tazeliğini koruyor.


Jessica Alba ve Top


1goal diye bir organizasyon var, Afrikada okula gidemeyen çocuklara eğitim olanağı sağlamak için. Bir çok destekçisi var futbol dünyasında ve ünlüler arasında. Son destekçisi ise Jessica Alba, bu amaç için bir topu imzalamış. Resimlerde ise mahallemizin kızı havasında çıkmış, tabi biz kendisinin aşağıdaki resimlerine alışkınız.
Not: Teyzede önemli biri değil, amerikalı bir siyasetçi Nita Lowey adında.


Ronaldo'yu Bırakmam


Real kötü günler geçiriyor, sebebide Ronaldo'nun sakatlığına bağlanıyor İspanya da. Pellegrinin kellesi isteniyor falan filan. Demezler mi arkadaş madem bir Ronaldosuzluk takımı bu hale getiriyor o zaman 257.400.000 euro harcayıp rekor kırmanın ne alemi var.

Neyse konu bu ama tam olarak bu değil.

Bilindiği gibi Portekiz milli takımı Bosna ile G. Afrika'ya gidebilmek için eleme maçları oynayacak. Fakat Real göndermek istemiyor, zaten Macaristan maçında sakatlandı tam düzelme safhasından tekrar milli maçlarda sakatlansın istemiyorlar. Real doktorları tekrar düzelmeden oynaması durumunda bileğindeki problemin nüksedeceğini ve sezonun ikinci yarısına kadar oynayamayacağını dillendiriyorlar. FIFA ve Kulüpler tekrar karşı karşıya bakalım ne olacak.

Özil-Wenger


Milli takımı seçmediği gün olay olmuştu. Belkide Nuri'den beklediğimiz gelişimi, hemen hemen aynı yaşlarda ki bir başka genç gurbetçi yapınca da üzülmüştük. Arsene Wenger kendisini istiyormuş devre arasında yada sezon sonunda 17 milyon euroyu gözden çıkarmış.

Terim teklif etti yada etmedi, Özil gelmek istedi yada istemedi bunların artık önemi yok. Sonuçta Alman milli takımı ile G.Afrika'ya gidecek ve verdiği kararın doğru olduğunu düşünecek. Onun seçimi bundan sonra yetişecek genç gurbetçilerin de Almanya'yı seçmesinde etkili olacak.

Uğur Melekenin bir yazısı vardı, Hamit milli takıma kaptan olmalı diye. Sebeplerinden biride onun kaptan olup onurlandırıldığını gören 3. jenerasyon Türklerin kendilerini milli takımımıza daha bağlı hissetmelerini sağlamaktı. Düşünce süperdi ama biz onun yerine gittik Emreyi, Tuncayı kaptan yapmayı uygun bulduk. Devrim gerekli üstelik şimdi kompleksi olmayan, ders alıp verebilecek biri lazım bize hazır egosu tavanda imparatoreden kurtulmuşken.

Lehmann 40 Oluyor



1988 yılında 19 yaşındayken Schalke ile başlayan profesyonel kariyerinde 21. yılını deviriyor. Yarın 10 kasım ve onun doğum günü, 40 yaşına basıyor. Çok haz etmem kendisinden hatta kötü kaleci olduğunu düşünürüm fakat şu noktada Almanlara hayranım. Kaleci yetiştirip kırkına kadar oynatıyorlar. Bir sonraki 40'lık Enke olacak herhalde.