24 Kasım 2009 Salı

Kobe ve İmkansız

Aslında bu adam için imkansız diye bir kelime yok dün geceki basketi bunu gösteriyor.Oklahoma City Thunder Maçında gene müthiş bir oyun çıkardı. Jack Nicholson'ın bile ağzı açık kalmış :)

Özer Olmak




Almanyadan oynamak umuduyla Türkiye'ye gelmişti 2005 yılında fakat önce 3. ligde bir takıma kiralanmış ve "Keçiören'i 2. lige çıkar denmiş".

Kendiside bir demecinde geldiğini pişman olduğunu ve başarısız olup geri döndüğü düşünülmesin diye kalmaya karar verdiğini söylemiş.

Sezon sonunda Aykut Kocaman'ın  eline düşmesi belki de kariyerinde ki kırılma anı, takımda tutulmasının sebebi bünyesinde ihtiva ettiği müthiş yetenek.

Türk oyuncularda çok görülmeyen kafası yukarıda oyun anlayışı, pas kabiliyeti ve hepsinden önemlisi yıllar önce Oğuzu seyrederken hissettiğimiz tat.

Bazı oyuncular vardır topu attıktan sonra fark edersiniz, "boş adamı nasıl gördü" diye içinizden koca bir helal olsun çekersiniz.

Yıllar sonra böyle bir Türk cevheri yakalamışken şimdi Daum'un klasik inadının geçmesini bekliyoruz.

Sakattı, hazır değildi yerine oynayan formda dendi, şimdi ise son 5 maçtan sadece 1 galibiyet çıkarmış bir takım var.

Üstelik cezalı ve sakatlardan dolayı eksik te bir hayli fazla. Bu hafta Alman hocanın bahanesi de yok, oynatmazsa hangi taktikle hangi düşünceyle bunu anlatacak merak içindeyim.

Genede bu üst düzey yeteneğin eninde sonunda düzenli forma şansı bulacağını biliyorum, hocasına güvenmesemde 20 numaranın ona uğur getireceğini umuyorum.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Pepe Sánchez



Haberi salsa da gördüm,pepe transfer olabilirmiş. Kendisi bu oyunu sevmek için iyi nedenler sunan eşsiz bir profil.

Gelmesi demek boş salonların dolması benim gibi onun son dönemlerinde seyretme şansı bulacak olanların tekrar maçlara gidecek olması demek.

Umarım haber boş çıkmaz da canlı canlı seyretme imkanımız olur.

9-1


Rakamlardan gitmeye devam. Maçı canlı seyredemedim ama geniş özetini izleyebildim.9-1 skorunu alt yazı ile öğrenmiştim önceden ama beni şaşırtan ilk yarının 1-0 sonuçlanmasından sonra bu sonucun oluşması oldu. Hele bir 50-60 arası var ki, 10 dakikada skor 4-1 oldu. sonra zaten Chris Kirkland geleni içeri aldı.

Bu kadar gol yenir mi denebilir ama Titus Bramble ismine aşina olanlar herhalde şaşırmamaışlardır. Her gittiği yerin savunmasını çökerten ingiliz rakip takım taraftarlarının göz bebeği olmaya devam ediyor.

Maç içinde ki bir başka dikkat çekici nokta ise Paul Scharner'ın mujteşem! saç stiliydi, Wiganın golünü atan arkadaş videodan görünebilir



Tottenham Wigan 9-1 Maçı Golleri videosu

Spor | MySpace Video

78.639

Bu hafta liderlik şansını Galatasaray gibi kaçıran bir diğer takım Flamengo oldu. Lider Sao Paolo'nun deplasmanda Botafogo ya 3-2 yenilmesinden sonra tek gollü galibiyet yetiyordu son iki haftaya lider girmeye ama Goias ile golsüz berabere kaldılar.

78.639 sayısı ise Flamengo-Goias maçını Maracana tribünlerinden seyreden kişi sayısı.

Görüldüğü üzere maçlar seyirciyle güzel.

20 Kasım 2009 Cuma

Domuz Gribi Barça da




Ligimizde ki ilk vaka Mardin'den geldi, ikincisi ise Arda ve Galatasaray alt yapısından. Domuz giribi dünyayı etkilemeye devam ediyor. Son olarak Yaya Toure ve Abidal de virus görüldüğünü açıklamış katalan klübü doktorları.
Tedbir olarak hafta sonu Bilbaoya götürülmeyeceklermiş. En önemli maçlar arefesinde Barça için kötü haber ikilinin yokluğu.

İlginç Bir Çalışma

Bu Nasıl Gol Kaçırma

Öyle bir gol kaçırma videosu ki ağzım açık kaldı. Ekim ayının yirmi beşinde oynanmış bir Hırvat ligi maçından. Resmen topu kale içerisinden çıkarmış. Bu kadarını Guiza bile başarmazdı.

Video D.Zagreb-Cibalia Vinkovci arasında oynanan maçtan, bitiş düdüğü çaldığında ise tabela 1-1. Herhalde genç futbolcu Sivonjic için unutulmaz bir anı olarak kalacak.


200'e 2 Kaldı




Adriano'nun eliyle belirtiği gibi yalnızca 2 gol kaldı , hem Flemengo tarihinin bir sezonda en çok gol atan oyuncusu olmasına(Zico 21 gol atmış 1980 yılında) hemde kendi kişisel kariyerindeki 200. golüne.

Bunu başarması için yanlızca 3 maçta 2 gol atması yeterli, kariyeri bu kadar dibe giderken tekrar futbola dönmesi gerçekten sevindirici.

Zaten evlenmeyi de düşünüyor daha önceki bu post ta belirttiğim gibi, tekrar Avrupa'ya da yolu düşer yakında.

Henry Çalışmaları


Kavga Etmeyin

Palmeiras ta işler iyi gitmiyor uzun zamandır, bir ara şampiyonluktan bahsediyorlardı ama son 9 maçta 3 beraberlik ve tek galibiyet çıkarınca lider Sao Paolo dan 1 maç fazla oynamalarına rağmen 3 puan geriye düştüler.

Normal olarakta sinir katsayısı günden güne yükseliyor oyuncu ve taraftarda.

En son oynadıkları Gremio maçından golcü Obina ile genç defasn oyuncusu arasında kavga çıkmış daha sonrada barıştıklarını açıklamışlar.

Yıllar önce bizim ligimizde de H. Şaş ve Necati buna benzer bir olay yaşatmışlardı. 


Dünyanın En?



En uzun sakalı 2.33 m

Aurelio ve Bayramı

Transfer dönemi yavaş yavaş geliyor ama eksik kalan birşey var. Menejer bayram ortalarda yok.

Sene başında ne demişti oysa; "Marco’nun ameliyatını dünyanın en meşhur doktorlarından Luis yaptı. Ronaldo’yu, Kaka’yı, Dunga’yı da ameliyat eden adam yaptı. Fizyoterapisti de Ronaldo’yu tekrar hayata döndüren adam. Marco’nun ameliyatı çok basit bir ameliyattı. Sadece dizini açtılar, biraz içeriden temizlediler. Benim korkum kıkırdak kemiğinde problem olabilmesi ihtimaliydi ama doktor bana kıkırdakta hiçbir problem yok dedi. Marco minimum 6 sene üst düzeyde futbol oynar. Marco çok güçlü bir insan. Doktor 1 Eylül diyor ama bana göre 10-15 Ağustos’ta sahalara döner."

Bunu temmuzda söylemiş peki muhteşem Marco şuana kadar kaç maç oynamış, "0" yazıyla da sıfır. Sakatlığını atlatamadığı için.

Daha sonra ne söylemiş; "Kontratında 10 milyon Euro yazıyor. Perşembe günü burada bir kulübün yetkisi ile görüştüm. 2 kişiydiler. Ondan sonra aynı gün İspanya’ya gittim. Betis Başkanı Lopera ile başladık konuşmaya. Kavga ettik. ‘Yok bırakmam, Marco bizim göz bebeğimiz’ dedi. ‘Marco 2. ligde oynamaz, bunu kafandan çıkar. Sen fiyat belirle. Eğer sen fiyat belirlemiyorsan bu çocuk yedek kulübesinde oturur yine oynamaz’ dedim. Çünkü milli oyuncu… Sen bunu yapamazsın bu çocuğa. Araya arkadaşlarını soktuk, ondan sonra 4 milyon Euro’ya razı oldu."

Tam Neşeli günlerde Şener Şen'in canlandırdığı karakter ziya anlatımı. Ettim kavgayı 4 e indirdim. Atma ziya diyesi geliyor insanın.

Asıl bomba açıklamada bir süre sonra geliyor;
"Radyospor'da Özgür Sancar'la Haber Özel Programı'na açıklama yapan tecrübeli oyuncunun menajeri Bayram Tutumlu, "Kararımızı verdik. Aurelio gelen tekliflere rağmen kulübünde kalacak. Çünkü Real Betis Başkanı Manuel Ruiz de Lopera ve teknik direktör Antonio Tapia kalmasını çok istediler" dedi."

Bu da oyuncusuna takım bulamamış menejerin en büyük yalanı, gelen tekliflere rağmen.

Şimdi Ocak geliyor, Bjk ve Gs orta alana adam arıyorlar. Yakında gazetelerde de başlar Aurelio imzaya geliyor haberleri.

Futbol Ölümleri


Son zamanlarda artık o kadar ölüm oldu ki futbolcuların kalp sorunundan dolayı ölmelerini garipseyen kalmadı.

Sahada hafızama kazınan ilk ölüm Marc Vivien Foe'ninkiydi, ekran başında gözlerini gördüğüm anı unutamıyorum. Bu kadar üst düzey ligde oynayan futbolcunun nasıl olur da sağlık testlerinde sorununun görülmediğine şaşırmıştım.

Daha 2003 senesiydi ve Foe aklıma ilk olarak Washington'u düşürmüştü iyi ki gönderilmiş, böyle büyük bir riskin altına girilmemişti. Daha sonra Feher, Nilton Mendes, Phil O'Donnell, Nsofwa ve bir kaç isim daha.

Son olarakta De Nigris

Oysa hayatıma futbol oynaması yasak, kalbi delik ve oynarsa yaşamı tehlikede tanımını ilk sokan Kanu'dur. Ajax yıllarında beri devam eden bu durum tam 13. senesini geride bıraktı. Hala faal olarak oynuyor hala sağlıklı.

Hayatta böyle garip işte herhangi bir sorunu olmayan oyuncu antrenman da maçta bir krizle giderken kalbi delik olan ise oyununa devam ediyor.

Allah uzun ömür versin Kanu'ya.

19 Kasım 2009 Perşembe

Forma Rezaleti

2012


Amerikalılar maya takviminin 2012 de bitmesini kullanarak bir film yapmışlar, konu Nuh'un gemisinin teknolojiye uyarlanması. Biraz özel efekt, bir tutam boşanmış bir aile, azıcık çocuklarınyla arasını düzeltmeye çalışan baba, çok az da abd başkanının kararlarına bütün dünya liderlerinin itiat etmesi.

Filmin derin darbeden ayrılan tek farkı bu defa nötrinoların (fizikte her maddenin içinden hiçbir etki yapmadan geçen kütlesi ve elektrik yükü olmayan parçacıktır) maddeye etki edebilecek hale gelip, dünyanın sonunu hazırlaması.

Olay Hindistan da başlıyor Himalayalar da bitiyor. İçeriği ise bilim kurgu diye başlayıp komedi oluyor 15 dakika sonra. Yellowstone parkındaki kahramanın karavanla kaçışı, Limuzinle slalomlar, uçak kullanmasını bilmeyen üvey babanın onbin saat uçuş tecrübesi olan F-16 pilotu manevraları, abidik gubidik bir film.

Zaten şöyle klişeler var ki anlaması zor arkadaş; Uçağın yakıtı mı yok yada motoru mu bozuldu merak etme dünyanın en büyük uçağı Antonov için bile mutlaka piste benzer bir yüzey vardır Tibet gibi dağlık bir bölgede olsanda ki yanlış bilmiyorsam Antonovlar AB ve ABD hava alanlarına iniş yapması yasak uçaklar listesinde olmalı ne işi var Amerika da. Kim Amerikaya girişine izin vermişte kahramanlar can havliyle son anda uçağı kaçırıp kurtuluşa yelken açıyorlar.

Filmle ilgili tek rahatlatıcı bilgi ise sonunda oluşan karasal yapıyı gördüm Türkiye yerli yerinde duruyor, merak edilecek bir şey yok. Ancak ben başbakan olsam kırılırım bizi gemiye almamışlar :). Elin gavuru bize özel gemiyi nasıl tahsis etmez, hemen buradan nota versinler

Harcadığım zamana yazık. Hasta hasta gittim birde tıklım tıklım salonda izleyeceğimizi öğrenince iyi film olduğunu düşünmüştüm. Benim için davos bitmiştir bir daha da gelmem Roland Emmerich filmine

Milan ve Ocak

Sene başında ki berbat performanslarından sonra yavaş yavaş toplanmaları ve tekrar potaya girmeleri üzerine transfer söylentiler iyice ayyuka çıktı Milan için.

İlk transferin Beckham olacağı açıklandı eğer sakatlık gibi bir durum olmazsa.

Daha sonra Dzeko gönlünde ki takımın Milan olduğunu açıkladı küçükten beri, Lukaku için yoklamalar yaptıkları haberi geldi.

Son isim ise Monokoda forma giyen genç defans oyuncusu Cedric Mongongu. Defansın ortasında oynayan genç Kongoluya 6 milyon euro'luk bir teklifte bulunmuşlar. Monaco ocakta satmaya yanaşmıyormuş ama belli olmaz. Sonuçta oyuncunun çocukluk hayalini açıklaması klübün tutumunu değiştirebilir.

Yapmayacaktın Henry

Bazı oyuncular vardır sevdiğiniz, kimi çocuğun kahramanıdır. Mahalle arasında ben messi'yim, ben ronaldo'yum dersiniz.

Henry 2000 başlarından beri belkide dünyada milyar çocuğun kahramanı olmuştur. Ta ki dün geceye kadar, yaptığı düpedüz şerefsizlik.

Aslında başka bir oyuncu olsa bu kadar sorun etmezdim. Bir Benzema bir Diarra olsa daha yeni yeni başarı kazanıyorlar ruhen olgun değiller derdim ama 33 yaşına gelmiş kazanmadığı kupa kalmayan Henry yapınca başka gözle bakıyor insan.

Kariyeri boyunca kazandığı bütün saygınlığı dün gözümde harcadı, benim gibi milyonlarda aynı düşünüyordur.

Şimdi asıl takip edilmesi gereken FIFA'nın tutumu, bu harekete ne ceza vereceği.

Ahmet çakar gibi konuşmak gerekirse. Ey FIFA yöneticileri eğer adam diyorsanız kendinize Henry'e okkalı bir ceza verirsiniz ve Dünya kupasında oynamasını engellersiniz ki bir daha böyle çakallık yapanlarda bilsinler cezanın ne olacağını.

Buradan benimde içimizdeki İrlandalılardan biri olduğum sonucu çıkarılmasın. :)

18 Kasım 2009 Çarşamba

Melih Şendil


Lig tv de derbi yaklaştığı için son 9 senenin maçlarının özetleri veriliyor, toplam 18 maç. Goller, kırmızı kartlar, kaçan pozisyonlar ve olaylar ama en dikkat çekici olan bu maçları hangi spikerin anlattığı. 18 maçı 2 defa Ercan Taner, 1 defa Melih Gümüşbıçak ve 15 defa Melih Şendil anlatmış.

Adama sormazlar mı senelik milyon dolarların döndüğü yayın kuruluşunda tek bir spikeri mi var. Federasyonun hakem kalmamış gibi sürekli Fırat Aydunus'a Bjk- FB maçlarını yönettirmesi bir yana yayıncı kuruluş da spiker mi bulamıyor.

Şimdi bir soru sizce bu sene derbi maçını kim anlatacak?

Bence Melih anlatır :)

U-17 Dünya Kupası 2009

Hastalık sebebiyle yazılara ara verince turnuva hakkında fazla bilgi giremedik. Bizim kolombiya ya elenmemiz, İsviçre'nin şampiyon olması, Nijerya kaptanı hakkında 25 yaşında söylentisinin çıkması, İspanyanın alt yapılarda son dört içinde yer alması falan filan.
Turnuvanın ödülleri ise şöyle dağıtıldı
En iyi oyuncu ödülü ( bana göre Seferoviçti) Nijerya'dan Sani Emmanuel'e gitti.
Gol krallığını tam 4 isim paylaştı. İspanyadan Borja, Nijeryadan Emmanuel Uruguay'dan Gallegos ve İsviçre'den Seferoviç.
En iyi kaleci ödülünü İsviçreli kaleci Siegrist yakaladı.
Aslında beklenen gibi geçmedi bütün büyükler erkenden evine gitti, kolombiya 4. olarak süpriz yaptı. G.Kore akılda kalan bir performans ortaya koydu. İsviçre sanki Alman milli takımı gibi turnuva geçirdi.
Kazananı tebrik edelim ancak bu iş nereye varacak, İsviçre için bilinmez. Çünkü bu jeneresyondaki oyuncularının büyük bölümü ikinci bir pasaporta sahipler ve ilerleyen senelerde isterlerse farklı bir milli takım için oynayabilirler.
Özellikle Seferoviçi ve Khalifa ikilisi ellerinden uçup gidebilir.