31 Ekim 2009 Cumartesi

MVP

Euroleague de 2. hafta iki MVP çıktı;


Biri seyrettiğim maçta Maccabiye karşı müthiş oynayan Caja Laboraldan ( geçen sene ki Tau) Tiago Splitter:36 index puanına 26 sayı, 7 ribaunt, 2 asist ve 2 top çalma ile ulaştı.

Diğeri Union olimpija dan Matt Walsh. Mauroussi ye karşı 32 sayı 4 ribaunt ile o da 36 index puanına ulaştı.

30 Ekim 2009 Cuma

Ne Goldü Bee!

Futbol sahalarında ki en özel gölcülerden biriydi Van Basten uzun uzadıya futbol hayatını anlatacak değilim. Bu kare onun en güzel yada hafızalardan silinmeyen belkide en değerli golü. Bir türlü büyük turnuva kazanamayan güzel futbol ülkesi Hollanda'ya Avrupa şampiyonluğunu getiren gol. Üstelik golü yiyende zamanın en büyük kalecisi Dasaev. Her topa atlayan, kurtarılmayacak topları bile bir şekilde kurtaran Dasaev.

Gelelim gole Sovyet Zavarov'un Tiggelen'e kaptırdığı top sonrası gelişen kontra atakta, Mühren'in önüne enfes bir top atılır. Mühren'in tam muz diyebileceğimiz ortası ve sağ ayak üstü gelişine ters köşeye atılan inanılmaz vole.İşte futbolun en zevk veren yanı, ağzınız açık nasıl yaa!, bu gol mümkün değil dediğiniz an.

Bu golü her seyrettiğimde neden sıfıra kadar inmedi diye kendi kendime düşünürdüm, galiba Hollanda takımının tamamı topu Van Basten'e en kısa sürede ulaştırdıktan sonrasını düşünmüyordu. O her şekilde gol atar düşüncesiyle sadece topu ceza sahası veya çevresine gönderiyorlardı. Bizde bilirdik top ona geldi mi sonunda ağzımızdan Ne goldü be! deme ihtimalimiz vardı.


Şimdi Neredeler?


Ayaktakiler: Taffarel, Jorginho, Aldair, Mauro Silva, Marcio Santos ve Branco.
Oturanlar: Mazinho, Romário, Dunga, Bebeto ve Zinho
Brezilyanın 1994 dünya kupasını kazandığı kadro.

Gerçekten dramatik bir finalden sonra İtalyayı penaltı atışları sonunda 3-2 yenip 24 yıl aradan sonra kupaya uzanmışlardı. Akılda kalanlar ise Baggio'nun kaçırdığı penaltı ve Brezilyanın kendine has hücum futbolunu bırakıp Avrupai oyun şekliydi. Zaten ileride Romario gibi bir süper starı olan takım eninde sonunda gol atıyordu mesele yememekteydi. Bunu da bütün kupa iyi uyguladılar.
Acaba nerede diye bir araştırayım dedim bu isimleri.

Taffarel: Buralarada uğramıştı sonrada futbolcu menejerliği yapmaya başladı.

Aldair: 43 yaşında hala oynuyor san marinoda s.s murata diye bir takımda. Çirkin bir adamdı daha da çirkinleşmiş.

Marcio Santos: Balneario Camboriu denen brezilya şehrinde emekliliğinin tadını çıkarıyor.

Mauro Silva: Sao Pauloda emlakçılık yapıyor.

Branco: Turnuvada Rai ile en sevdiğim isimlerdi. Şuan Fluminense de futbol koordinatörü olarak çalışıyor.

Jorginho: Dunganın yardımcısı olarak milli takımda çalışıyor.

Mazinho: Bebeto ile beraber meşhur gol sevincinin parçasıydı, şimdi Yunanistan'ın Aris kulübünde teknik direktörlük yapıyor.

Dunga: Brezilya milli takımının başındaki adam

Bebeto: Hakkında bilgi bulamadığım tek isim, onu gol sevinciyle hatırlayacağız.

Zinho: Amerikanın Miami takımında teknik direktörlük yapıyor.

Romario: 43 yaşında América diye bir Rio eyalet kulübünde futbol hayatına devam ediyor.Ne zaman bırakır Allah bilir.

Çekme Kardeşim


Chris Bosh sezona 21 sayı 16 ribaunt ile müthiş bir başlangıç yaptı. Acaba performansına mı yoksa kameranın karşısında ki görüntüye mi bu kadar şaşırıyor.

No Comment

FIFA'nın Ödül Saçmalaması


Geleneksel FIFA dünyada yılın futbolcusu aday listesi açıklandı. Favori Messi, ikinci Ronaldo, üçüncü Torres. Bunlara itiraz edilmeyebilir ancak Buffon, Kaka, L. Fabiano, Ribery, Villa gibi oyuncuların bu listede ne işi var allah aşkına. Kendi takımlarında kupasız geçen sezonda ki performansları da yerlerdeyken mesela neden Libertadores kupasında gol kralı olan Mauro Boselli veyahut kupanın en değerli oyuncusu Veron yer almaz.

Bu ödül bir tek Avrupa da başarılı olanlara mı layık görülür. Madem sadece Avrupa takımları var Shakhtar takımın da oynayanların günahı ne? İspanya, italya ve İngilterede oynamamaları mı?

29 Ekim 2009 Perşembe

Dünyanın En?

En kısa adamı 60cm.

Ne maçtı be!

Sene 2001, Liverpool'un tekrar Avrupa sahnesine çıktığı ve şampiyonlar ligi şampiyonluğuna uzanan yolun başı.

Yer Westfalen, Almanya'nın belkide en güzel stadyumu. Kale arkaları, sahaya yakınlığı, atmosferi ve kapasitesiyle tam bir futbol sahnesi.

Rakip Alaves, İspanya ligini bir önceki sene 6. bitirmiş, mütevazi bir kadro. Üstelik ligde de orta sıralarda dolaşıyorlar. Finalin kesin favorisi Liverpool, FA cup ve Lig kupasını kazanmış genç yetenekleri ve tecrübeli oyuncuları ile (üstelik geçmişten gelen sempatikliğiyle ) herkes onlardan farklı bir galibiyet bekliyor.

Alaveste ise en dikkat çeken isimler Rumen sağ bek Conrta ve golcü oyuncu Moreno. Zaten bu iki oyuncuda sene sonunda el ele Milan kadrosuna katılıyor. Aslında en dikkat çekici isim uzun saçları ve müthiş görev bilinciyle oynayan sol açık Arjantinli Astudilo(ayrılmıyor Alavesten ta ki geçen seneye kadar, Osasuna'ya kiralık gidiyor. Şuan ise Roserio Central de son demlerini yaşıyor).


Herkesin beklediği gibi başlıyor maç. Babbel ve Gerrard ile 2-0 öne geçiyor ingiliz temsilcisi, sonra Eggenin yerine dahil olan Alonso 2-1 yapıyor. Gençken slalom golleri atma konusunda yetenekli olan owen, Arjantine attığı gibi bir gol atmak üzereyken kaleci tarafından düşürülüyor. Kazanılan penaltıyı Mc Alister ağlara gönderdiğinde ilk yarının sonucu ortaya çıkıyor, 3-1.

Herhalde herkes ikinci yarı farkın açılacağını düşünüyordu. Fakat tam tersi başladı, 2005 de Milan'a karşı kırmızıların yaptığı geri dönüşün benzerini Moreno 48 ve 51. dakika iki gol atınca Alaves gerçekleştirdi. Artık televizyon başında seyredenlerin gönlü bu mütevazi İspanyol takımına kaymıştı. Türk filmlerinin en büyük etkisi budur bünyemize, her zaman güçsüzün kazanmasını ve destan yazmasını isteriz. Maçta istediğimiz gibi 4-4 bitmişti, güçsüz güçlüye sonuna kadar direnmiş, kahramanlık destanı yazmak için elinden geleni yapmıştı. Fakat o zamanlar FIFA ve UEFA belki de tarihin en saçma kurallarından birini devreye sokmuştu, altın gol. Tam maç penaltılara gidecekken üstelik güçsüz 9 kişi kalmasına rağmen uzatmalarda kahramanlar gibi direnirken, bir hata yapıp kendi kalelerine golü atmaları maçı da orada bitirdi.

Kimine göre tarihin en görkemli UEFA finali, kimilerine göreyse Liverpool'un tekrar büyük olma yolunda diriliş maçı. O maçın esas öznesi Alaves şimdi 3. ligde, keşke tekrar videoda ki gibi kahramanca oynasalar ve destansı bir maç izlettirseler.


No Comment

Cumhuriyetimiz 86 yaşında



Atatürk'ün en sevdiğim 3 fotoğrafı bunlardır. Dikmen , Kocatepe ve Cumhuriyetin ilanından sonra çekilen bu 3 kare aslında sahip olduklarımızın nasıl kazanıldığını kısa ama öz şekilde anlatır.

Hepimizin Cumhuriyeti 86 yaşında, kutlu olsun.

Match Of The Day

Bu aralar eğlenceli şeylerden bahsedesim var. Video BBC'nin 1964 yılından beri devam eden Match of The Day isimli programının 1978 tanıtım filmi. Güzel iş çıkarmış yapanlar.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Santos Kesik Yemiş


Alper blogunda yazdı Brezilya aday kadrosu açıklandı ve Andre Santos çağrılmadı,herhalde şu 10 haftadır ligimizi seyredipte bunu garip karşılayacak kimse yoktur. Elano ise yeniden çağrıldı, olabilir sonuçta kredisi Santos'a göre daha fazla olan biri isim milli takım için.

Fakat sorgulamamız gereken bence düzenli çağrılırken neden çağrılmadığı değil. Aynı sorun Alex içinde geçerli, Türkiye'ye gelmeden önce 50 defa milli formayı giymiş, kaptanlık yapmış oyuncu, burada gösterdiği performansa rağmen tekrar milli takım formasını giyemedi. Bizde ligimizin izlenirliğine bağladık, kalitesine bağladık. Tabi o sırada CSKA dan Love,Carvalho,Jo gibi isimler kadroya dahil olmaya başlayınca izlenilirlik ve kalite bir kenara atıldı. Çünkü Rusya liginden çokta alt seviyede bir ligimiz yoktu. Üstelik şampiyonlar ligi çeyrek finalini yaşarken de kadroya giremedi Alex, Zico'nun hak ettiğini açıklamasına rağmen.

Aynı dönemlerde Beşiktaş'tan Bobo davet edilince aslında bir milat şansı yakaladık ama hem Bobo devamını getiremedi hemde Beşitaş vitrin şansını kullanamadı.

Kendini geliştirmeyen kim olursa olsun yedekte beklemesini bilmekte.İlk geldiği dönemde frikik gollerine alıştığımız Alex 2-1 lik Galatasaray kupa maçından beri gol atamıyor barajı gördümü. Tarih tam olarak 8 Mart 2006, 3.5 seneden fazla geçmiş üstünden. Ya çalışmıyor yada yeteneğini kaybetti. Yeteneğinin yerinde durduğunu kanıtladığına göre, çalışmıyor. Futbol burda kendinizi geliştirip ilerlemenizi çok istemiyor. Zaten az biraz yeteneğiniz varsa ilah olmak için ideal yerlerin en başında burası geliyor.

Şunu bir anlasak gerçekten futbolda ileri gideceğiz.

Brezilya milli takımına çağrılan oyuncuyu satın almakta değil. Mesele Brezilya milli takımına ilk defa burada gösterdiği performansla çağrılan oyuncuyu takımınızda oynatabilmekte.

Bir gün elbet bir oyuncu ilk defa burdan Brezilya, Arjantin, Fransa, Belki Almanya yada Hollanda milli takımına düzenli olarak bu ilkede kendini geliştirip, oyununu en tepeye çağrılacak buna eminim ve o gün dünya futbolunda yerimiz bir adım ileri gidecek.

İleriyi Düşünmek



Resim Konyaspor resmi sitesinden, ileride maçlarını bu projede çizilmiş stadyumda oynamayı planlıyorlar. Herhangi bir inşaat faaliyeti yok, Türkiye de alışıla gelen şekilde proje olarak duyurulmuş sadece. Maket ve videolar hazırlanmış. Resimler çekilmiş falan.

Benim için güzel olan nokta orta yuvarlakta maç yapan takımların bayrakları. Biri Konyaspor arması olan bir bayrak, rakip takım ise Barcelona. İşte geleceği düşünmek ya da büyük düşünmek bu olsa gerek. Tabi sorun şu sadece düşüncede kalması, birde faaliyet görsek nasıl sevineceğiz bir bilseler.

Yabancı Gözüyle Sercan Yıldırım

Değerlendirme 9 ekim 2009 günü yayınlanmış, biz kendi içimizde çokça tartışıyoruz. Türk pasaportu sorun mu değil mi? Yetenekli miyiz değil miyiz? Aslında en yetenekli genç oyuncumuzun dışarıdan bir göz tarafından seyredilip değerlendirilmesi daha gerçekçi konuşmamızı sağlardı.
Skysport tarafından yazılmış bir değerlendirme, güçlü yanları olarak gol sezgisi ve vuruşu. İki ayağını da kullanabilmesi ve Totti gibi hücum ve orta alan özelliği bulunması gösterilmiş. Üstüne de kanatta da kullanılabileceği ve seyredenleri gol yeteneğiyle şoke ettiğini yazmış. Şuan ki yeteneği 10 üzerinden 8 almış ama potansiyel 10 üzerinden 10.
Sene başından Fenerbahçe'den 10 milyon euro istemişti Bursa, Skysport'a göre şuan ki değeri 6 milyon pound. Potansiyeline bakarsak 22 milyon poun'a kadar yükselmesi bekleniyor.

Tabi bu anlattıklarımızı başka bir yetenekle kıyaslayalım ki bir anlam kazansın. Sercan toplamada 80 üzerinden 62 almış. Fiorentinadan Jovetiç sene başında yapılan değerlendirmede 80 üzerinden 63, Mesut Özil ise 61 puan almış.

Oylama


As Gazetesi internet sitesinde oylama yapıyor Real Madrid hakkında.
Pellegrini gönderilsin mi? sorusuna 2477kişi %62 evet cevabını vermiş.
Sonuçların sorumlusu kim? sorusuna ise 2549 kişi(bende dahil) % 47 oyuncular,%17 Pellegrini,%17 Herkes cevabı verilmiş.
Kazan kaynıyor, deplasmandaki Milan maçından sonra çok şeyler olabilir.

Çöküş


"El Real Madrid nunca olvidará la ciudad de Alcorcón" Günün sözü bu ispanyada. Yani Madrid Alcorcon'u asla unutmayacak. Nasıl ki ben Pendik'i unutmadım, Galatasaraylı arkadaşlarım Trömsö'yü unutmadı. Alcorcon da artık unutulmayacak.

Kolay değil dünya devi denen takımı 4-0 yenmek, hani öyle genç kadro falanda değil çıkan. Benzema, Raul, Albiol, Diarra, Guti, Arbeloa, Van der Vart ve Drenteden oluşan düzenli 11 de oynayan oyunculardan kurulu bir kadro.
Alcorcon denen takım 3. lig takımı, madrid de bir ilçe diyelim. stadı full 3000 kişi alıyor ve sen los galacticos gidip bu takımdan 4 yiyorsun. Futbol işte bu yüzden bu kadar seviliyor sonucu belli olmadığı için. İddia da Alcorcon galibiyetine 1/50 vermiştir herhalde :)


27 Ekim 2009 Salı

Yeni White Hart Lane




Tottenham Hotspur yeni stad yapmayı planlıyor, 56,250 kişilik. En büyük özelliği çevreye duyarlı ve Karbondioksit emilimi %40 oranında düşürecek. Çevresinde Yaşam alanları, süpermarketler, 150 yataklı otel olacakmış. Üstelik sesi sahaya direk yansıtacakmış. Bu da fotoğrafları, Hayırlısı bakalım

Dünyanın En?


En uzun dili Annika Irmler

Domuz Gribi Stamford Bridge de


Domuz gribi Türkiyeyi ve dünyayı sarmaya devam ediyor. Hafta sonu Marsilya-PSG maçı Guily ve Sakho'nun hastalık belirtisi göstermesi sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmişti. Pazartesi öğrenildi ki Blackburn kulübünde 3 oyuncu ve 2 çalışan da bu hastalığa yakalanmış. Oyuncuların ikisi cumartesi oynamayan Dunn ve Samba fakat üçüncü isim hakkında kesin birşey yok. Tek bilinen Big Sam'in oyuncunun Chelsea karşısında sahada olduğunu söylemesi. Peki 2 personelden biri kim? O da cumartesi Londra da olan kulüp doktoru. Şimdi asıl soru şu bu hastalık temas ve nefes yoluyla geçtiğine göre. Hangi oyuncular bu virüsü kaptı ayrıca her futbolcunun yaptığı bir şeydir bol bol tükürmek ve birbirinin şişesinden tedavi anlarında su içmek. Hasta oyuncuyla aynı şişeden su içen oyuncular kimler. Gerçekten büyük bir skandal var ortada. Şimdi telaş ve korku sırası Chelseali oyuncularda.

Güzel Gol

Birleik Arap Emirliklerinden Mohammad Sebil U-17 Turnuvasının güzel gollerinden birini attı Malaviye karşı aynı maçta Marwan AL Saffar'ın frikikten attığı ilk gol de çok güzeldi.