11 Ocak 2010 Pazartesi

Yemleme


Yeni sezonda yabancı bir kaleci transfer etmek isteyen Galatasaray, Liverpool’un Kamerun asıllı Fransız kalecisi Charles Itandje’yi, İstanbul’a getirdi.

Daha sonra ilgilenilen Liverpoolu oyuncunun Kewell olduğu ortaya çıkmıştı. İtandje iyi bir paravan oldu basına.



G.Saray, Brezilya milli takımının yıldız futbolcusu Juninho Pernambucano ile 3 yıllığına tam 12 milyon Euro’ya söz kesti...

Şapkadan bu defada Baros çıktı,yemi yutan çok oldu.







Futbol Şube Sorumlusu Haldun Üstünel, 4 gündür transferi için uğraş verdiği Benin asıllı Fransız futbolcunun transferinde sona yaklaştı... 



Sonradan gördük ki Govou Keitaya perdelemeye çıkarılmış bir isimmiş.


Şimdi ki haberler Ruud Van Nistelroy hakkında, bakalım bu defa da yem mi yoksa gerçek mi?

Benim düşüncem yem ve düşünülen isim ya Metzelder yada Gago.

İçimden Gelen





Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!

10 Ocak 2010 Pazar

Güzel İnsan



Elvis'in doğum gününü geçtik onu Tori Praver'in bu güzel fotoğrafı ve Elvisin unutulmaz şarkısıyla kutlamış olalım.

Bu reklamıda hep sevmişimdir, şarkıda dediği gibi kralın "a little less conversation, a little more action please"



müzik - elvis presley a little less conversation orjinal k | izlesene.com

Zevkten 4 Köşe

 



Son dakikada gelen 4-3 lük galibiyete jose'nin tepkisi. Dil ne alaka anlamadım ama Mourinho bu ne yapsa yeridir.

Zico

Geçen hafta Zico'nun komşuda kovulmak üzere olduğu haberleri çıktı basında bol bol. Bunu okuduktan sonra Türkiyedeki ilk senesi geldi aklıma. Aynı tarz haberler sürekli yazılyordu. Bugün kovulacak, yarın gidiyor, eşyaları topladı derken 2 seneyi devirip gitmişti brezilyalı hoca.

Bu defada haberler yalan çıkar mı bilmem ama onun resimlerinden oluşan bir slayt gördüm. beğendiklerimi burada yayınlıyorum.

Kaymak: Bild


Sevillanın Durumu


Yazının başında Racingli Canalesle başlayalım, kendisinde 2 ay önce şöyle bir post ile bahsetmiştik. Dün üçünce kez izleme imkanı buldum, fizik olarak zaten daha çocuk ama üzerine koyarak gideceği için ileride çok daha ekstra işler yapabilir duruma gelecek. Pas yüzdesi yüksek, devamlılığı olan bunun yanında özgüveni üst düzeyde bir isim.

Racing ile alakalı bir diğer hoş kısım Munitis. Real, Deportivo derken tekrar futbolu ile büyüdüğü takıma geri döndü. Ben hep beğenmişimdir, tam orta sıralara oynayan takımların yıldız oyuncusu. Bizde de böyle tipler vardır; Ceyhun gibi mesela. Belki büyük takımlarda çok göz önüne batmazlar yada neden burda diyebilirsiniz ama daha alt seviye takımları seyretmeniz için bir sebebtir.

Sevillaya gelirsek eğer, bir ara üçüncülüğe kadar çıkıp şampiyonluktan bahsediyorlardı. Bugünkü durum ise son altı maçta tek galibiyet alan, bununla birlikte futbol olarakta gittikçe kötüye giden bir takım haline gelmiş durumdalar.

Bugün oynanacak maçlarda Mallorca, Deportivo ve Getafe rakiplerini mağlup ederlerse 8. sıraya inecekler ki daha ne kadar dibe vururlar bilemiyorum.

Öyle iki gol yediler ki araya atılan tek topa koşu yapan ekstra adamı takip eden bir tane oyuncu çıkmadı. Canales'te elini kolunu sallayarak gitti golleri büyük bir soğukkanlılıkla yaptı. Hele ikinci golde kaleciyi geçtikten sonra vurmayıp geriden gelen Adriano'yu da çalımla kale içini sokuşu yok mu işte futboldan zevk almamıza sebep olan ufak detaylar bunlar dedirtti.

Bu arada Jimenez dene çapsız takımında bir şeyler yapmaya çalışan tek adam Perottiyi neden çıkardı anlamadım.

Dip not: Kone futbolu unutmuş, yeni bir takıma gitmesi kendisi için iyi olabilir mesela Fenerbahçe :)

Videoyu göremeyenler için link

Pelesenk

I’m tired of using technology, why don’t you sit down on top of me




Yaz gelsin artık:)

9 Ocak 2010 Cumartesi

Direğe Nişanlamak


Bizim yayıncı kuruluşumuz genelde şöyle çalışıyor. 4 büyük takımdan haberler, saçma sapan görüntüler, bol bol tekrar maçları, maraton ve gereksiz söyleşiler.

Ligin marka değerini arttıracak yada müşterilerini işin içine sokacak herhangi bir programı yok. Vatandaş ne diyor dışında (ki bu kadar gereksiz bir programı neden yapıyorlar anlamıyorum).

Bu programın daha önce Stoke City için olan benzerinden görmüştüm, buda Arsenal için olan.

Ben seyrederken çok eğlendim, keşke bizde de olsa dedim.

Mesela haftaya Denizlisporlu oyuncular arasında böyle bir yarışma yapılsa. Bir sonraki hafta D.bakıra gitseler. Gerekli malzeme sadece bir kameraman ve bir genç sunucu daha fazlasına gerek yok.

Tabi bunu yapmak için asıl gerekli olan insanlara iyi hizmet sunma isteği olmalı. Eeee bunu yapmak içinde hizmet sunduğunuz insanlara karşı sorumluluğunuz olduğunu düşünmeniz lazım.

Kabzımalın birini en değerli ürünü olarak gören bir kurum bu sorumluluğu ne kadar taşıyor. Bence Sıfır.

Onların iki koltuk atıp kahvedeymiş havasıyla salyalar saçarak konuşmaları daha çok işlerine geliyor. Nede olsa dedikleri gibi ligimiz kalitesiz.

Kaliteside sormazlar mı adama kalite olarak sen ne katıyorsun bu lige.


Arsenal Crossbar Challenge - The funniest bloopers are right here

Babel Gelirse


Gazetelerde Haldun Üstünelin Liverpool ile görüşmeler yaptığı ve bomba transferin Babel olduğu yazılıyor. Ne kadar gerekli yada gerçek mi değil mi bilmiyorum.

Merak ettiğim bir şey varsa o da Babel gelirse eğer yanında Danielle Llyod'u getirecek mi?

Malum bu güzel insan evladının eski sevgililerinden bir kadro oluştursak premier ligde şampiyonluğa oynar. Peki ülkemize teşrif ederse kimleri o takıma ekler.

Bence en büyük favorilerden biri Ferrari, plasede bayrampaşa ingilizcesiyle Arda. Ülke sınırları içerisinde kalırsa eğer Kazımda bu takımda iş yapabilir.

Daniellenin fotoğrafları için tıklayınız köşesi yapmadım zaten böyle bir transfer olursa bütün yerel gazetelerimiz ve sitelerimiz bu işi benim yerime yapacaklardır. Vakit ve Yeni şafak hariç :)

İşte Premier Lig Bu


Malum geçen hafta 2010 yılına girdik diye her yerde son 10 yılın en iyisi, kötüsü, güzeli, çirkini, falanı ve filanını seçtik.

Premier lig içinde böyle bir araştırma yapılmış ve son 10 yıın dökümü ortaya çıkmış. Hatta ilginç sonuçlar ortaya çıkmış desek daha iyi olur.

Lampard son 10 yılda en çok galibiyet gören oyuncuymuş tam 210 kez galibiyet sevinci yaşamış. Kendisini 196 ile Giggs ve 191 ile Scholes takip etmiş.


Galibiyet görme sayısında Lamparda geçilen müthiş galli 7 asist fazla yaparak ilk sırayı almış Son 10 yılda tam 83 asist yapmış, Lampard ise 76. Üçüncü sırada ise topçulardan Henry var 66 rakamı ile


En golcü isim asist sayısında üçüncü olmayı gururuna yediremeyen Henry, sekiz yılda 169 gol atmış. İkinci sıradaki Keane değişik takımlarda 113 gol atarken ilginç olan daha az forma şansı bulan sakatlanan yada ispanyaya transfer olan Owen'ın 102 gol ile 3. sırada olması.


Süper yedeğide araştırmışla ve buılmuşlar. Açıklıyorum ismini Kanu, tamı tamına 100 defa sonradan oyun a girmiş. Bunun için iyi mi desek kötü desek bilemiyorum. Ne 11 oynayacak kadar iyi diyebilirsin nede oynatılmayacak kadar kötü. İki ucu boklu değnek gibi bir durum. Diğer isim de Defoe  imiş tam 87 rakamı ile.


Hırçınlar listesinde Savage 80 sarı ve kırmızı kart ile ilk sırada ki hiç şaşırtıcı değil bu sonuç. Ardından Kevin Davies 74 ve Scott Parker 70 ile sıralanıyor.

Keşke bizde de böyle birşey yapılsa diyerek postu kapatıyorum.

Fransız Şanssızlığı


Şu günlerde Benzema hakkında transfer dedikodularını okuyunca aklıma Anelkadan başka birşey gelmiyor. Zamanında Arsen Wenger'e postayı koyup ardına bile bakmadan Madrid'e giden fransız oyuncu belkide kariyerinin en kötü kararını vermişti. Bazı söyleşilerinde bu kararının hatalı olduğunu da itiraf ettiğini okumuştum.

Anelka deneyiminden sonra fransızlar ile Madrid taraftarını barıştıran Zidane olmuştu ki ilk geldiği sezon ve ertesi yıl gerçek anlamda seyir zevkini tepe noktaya çıkarmıştı. Her iyi şey gibi bu birlikteliğinde bir sonu vardı ve bitti.

Şimdilerde Ribery ve Benzema ekseninde devam ediyor fransızlar ile ispanyol takımının ilişkisi. Bir yanda Ribery transfer edilecek diye çarşaf çarşaf haberler çıkıyor bir yanadan da Benzema gönderilecek fısıltıları dolaşıyor.

Neydi suçu acaba Benzemanın diyesi geliyor insanın, Lyonda gösterdiği performansın karşılığı 6 ay içinde göster(eme)diği performans sonucunda başka bir şans tanınmadan gönderilmesi mi?

Aslında belkide genç fransız için asıl şans bu olabilir, premier lige gidip yeteneklerini tekrar ispat etme şansı var elinde cümle aleme.  Sir Alex arıyordu bu günlerde bir golcü takımına belli mi olur belkide Cantonadan sonra ikinci bir fransız onlara iyi gelebilir. Zaten tanıtımda çekilen bu karede çok güzel olmuş.:)



Dip not: Reiziger Sahalarımızın gördüğü en tipsiz oyunculardan biriydi, resimde Anelkanın abisi gibi çıkmış. Benziyorlarmış bu açıdan bakınca :)

7 Ocak 2010 Perşembe

Lucesçu ve Brezilyalılar


Avrupada Fenerbahçe ile beraber en çok brezilyalı oyuncu bulunduran takım bizim çingene Lucescu'nun takımı Shaktar.

Son alınan isim ise yeni Ronaldinho denen birçok büyük takımın peşinde olduğu Gremiolu Douglas Costa. Transferi 6 milyon euro karşılığında gerçekleştirmişler ve oyuncu ile 2015'e kadar sözleşme imzalamışlar.

Bir ay önce gene Brezilya U-20 den gelecek vaat eden Alex Teixeira'yı almışlardı, bu ikinci isim aynı takımdan.

Doğru yoldan ilerliyorlar.




Kör Berber



Resim Boca antremanından, yorum yapmaya gerek yok başlık anlatıyor zaten. Genç oyunculara takımın abilerinin süprizi. Bazen galatasaraylı oyuncularda aynı yöntemi gençler üzerinde deniyor ama bu biraz vicdansızlık olmuş.

31 Aralık 2009 Perşembe

İyi Seneler-2010


Senenin En güzel fotoğrafları benim için.

Kaymak: Sezyum.com

Neredesin Genç Turkcell'li



Hep spor hep spor olmaz; Bugün 2009 hakkında aklımda yer eden şeyleri yazacaktım. Fakat sabah bir açtım gazeteleri heryere zam yapılmış

Benzine zam
Köprüye zam
Elektriğe zam
Taşıt vergisine zam
Emlak vergisine zam
Ivıra zam
Zıvıra zam...

Devamı gelir herhalde yakında yeni zamlarda kapıya dayanır.
Korkum o ki bir sayaç takıp aldığımız nefesin metreküpüne de para isteyecekler.

Sorum sana genç turkcellli bir yer var mı bildiğin daha yaşanabilir. İnsanlarının daha mutlu olduğu varsa söyle oraya gidelim milletce.

7 yıldızlı otellerde gününü gün eden,anamızı alıp gitmemizi isteyen padişaha sesleniyorum.

"MAĞRUR OLMA PADİŞAHIM SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR."

29 Aralık 2009 Salı

Seni Seçmedim Pikaçu


Tam anlamıyla yapılan bu, 2016 adaylığı için federasyonun Trabzon ve Şaraçoğlu için ortaya koyduğu düşünce.

Sen biraz otur pikaçu, charmeleon senin yerini alsın.

Peki ne kadar mantıklı, bir turnuva düzenleyeceksiniz ve adı üstünde eğlence sektörü bu. Bu sektörün en önemli geliri içki, yemek, hediyelik eşya gibi benzeri kalemler.

Sorunun kaynağıda aslında burda başlıyor. Halkalı da oturan biri olarak benim bile gitmek istemediğim stadyumda maç oynatmak ne kadar akıl karı.

Bir diğer haksızlıkta belkide ülke futbolunun en önemli futbol şehirlerinden bir tanesi olan Trabzonun değilde Konyanın seçilmesi?

Gelen futbol severlere Mevlana felsefesini mi öğreteceğiz, ki geleceğini düşündüğümüz yaş gruplarının içki ve seks bazlı eğlence düşüncesine Konya ne kadar uygun. Tabi belli olmaz belki gelip hayat felsefesi değişecek olanlarda olabilir.



Konu ülke gündemine Fenerbahçenin veryansını ile girdi isteyen bu linkten okuyabilir. Fakat onlarında birşeyleri düşünmeleri gerek yönetim olarak. 12 sene sonunda neden sürekli Federasyon yada kurumları ile bir çaltışma içindeler.

 Bunun dışında bana göre açıklamada ki en can alıcı nokta şurası;

"Asya ve Avrupa kıtaları arasında uzanan İstanbul, ev sahibi adayı olduğu her organizasyonunda "kıtaları birleştiren şehir" imajı ile ön plana çıkmış ve bu güçlü yönü ile aday olduğu her organizasyonda ev sahipliğine seçilmişken, İstanbul'un Asya kıtasında bulunan parçasının ve bu parçasında mevcut potansiyelin EURO 2016 organizasyonu dışında tutulmasının akla sığan bir izahı var mıdır? "

Üzerinde düşünülmesi gereken budur aslında, düşünsenize açılış maçının saat 19 da asya yakasında, turnuvanın resmi açılışının ise saat 21'de avrupada olduğunu yada tam tersi yakalarda. Bunu yeryüzünde isteyipte yapabilcek başka ülke var mıdır?

Biz ne yapıyoruz onun yerine Kayseriden batıya bir çizgi çekiyoruz hoppp birde üstüne elimizde ki en hazır futbol stadyumunu park yeri sorununu bahane edip aday listeye almıyoruz. Sormazlar mı adama Olimpiyat stadının yol problemi, metro problemi, cevre düzenlemesi, rüzgar ve yaşam alanlarına yakınlığı problemlerini ne yapacağız.

Bu turnuvayı italya yada fransa bize yedirir mi?

Zannetmiyorum, fakat bizim adaylık sürecimizin işleyişi ile ilgili söylenebilecek ilk şey aşağıda ki karikatürde fazlasıyla mevcut.


28 Aralık 2009 Pazartesi

Santos ve David Luiz



Aralık ayının sonlarına geldik, yeni yılın transfer borsasıda oluşmaya başladı bile. Bizi ilgilendiren en önemli haber Real Madrid resmi sitesi gibi çalışan Marcadan.

Nedir haber devre arasında galakticosun bir sol bek transfer edeceği ve bu ismin ya Benficalı Luiz yada Bizim Santos olacağı.

Haber tamamen bu şimdi realin transfer politikasını eleştirmek istemiyorum ama bu iki isme nasıl karar vermişler.

Kriterleri tam olarak nedir?

Defansın ortasından devşirme sol bek bir isim olan Luiz hadi diyelim ilk tercihleri. Sert, savunması kuvvetli bir isim arıyorlar dedik kendi kendimize. Peki Luizin alternatifi Santos mudur.

Diğer taraftan bakarsanda başka sorun, Santos ince işleri yapan daha naif bir adam. Böyle bir oyuncu ilk düşündüğünüz isimse neden gidip alternatif olarak David Luizi tercih edersiniz.

Tabi işin maddi yönüne de bakmak lazım,15 milyon eurodan bahsediliyor. Fiyat gayet tatmin edici. Bana göre şuan ligimizde bu değere satılmayacak oyuncu yok ve böyle bir teklif red edilir mi? Edilirse neden edilir anlamakta güç.

Sanki Züperrr ligimizde oynayacak sol bek bulmak zormuş gibi davranmak saçma. Sonuçta Real seviyesinde bir takımda sol bek oynamak her baba yiğidin harcı değil ama üç büyüklerde sol bek oynamak için bir dünya isim sayabilirim gözü kapalı.

Pelesenk

Uzun oldu, ne zor oldu

Kalp yoruldu dön gel, herşey kalsın

Yalnız aşkla, yalnız aşkla dön gel


müzik - funda arar yak gel | izlesene.com

27 Aralık 2009 Pazar

www.pinokyo.org


Bugün gazetelerde nokta nokta klüb'lü futbolcu sarı çizmeli mehmet ağanın Fenerbahçe'den teklif aldığına dair açıklamaları yer almaktadır.
Kulübümüzün bu futbolcunun  medyaya yaptığı iddia edilen açıklamalarla hiçbir ilgisi yoktur. kendisine yönelik her hangi bir transfer girişimimiz kesinlikle söz konusu değildir.
Kamuoyuna duyurulur
Fenerbahçe Spor Kulübü

Ne zaman böyle bir haber görsem aklıma bu karikatür gelir, sayfanın editörüne gitsin.


Git artık...



2008/2009 sezonunun başıydı Aziz başkan kişisel sebeblerle( para dediler ama inandırıcı değil) Zicoyu göndermiş, kafasına en çok uyan hoca ile çalışmaya başlamıştı. O hoca ki avrupa şampiyonu olup direk türkiyeye inmişti. Zico giderken açıklamalar genelde şu yöndeydi "İstikrardan yanayız". Zaten istikrardan ne anladıklarını 70 yaş üstü bir isim getirerek cümle aleme gösterdiler. Şimdide istikrardan, 2010 da F4 hedeflerinden hiç bahseden basketbol şubesi çalışanı gördünüz mü?

Koca salona 2bin kişiye derbi, 500 kişiye euroleague maçı oynamanın sebeblerini umarım bu gece evlerine gittiklerinde düşünürler.

Birde şu söylemlerini unutmasınlar "Fenerbahçe gücünü taraftardan alır". Bu kadar takımından kopmuş bir taraftarın sorununun ne olduğuna bir zahmet biraz kafa yorsunlar.

Son sözümde tanjevic'e "İstifa etmekde erdemdir"

dipnot:resim salsabasketten