Kış olimpiyatları kötü başladı daha önceden yazmıştık Vancouver olimpiyat komitesinin başında ki isim Jack Poole kanserden hayatını kaybetmişti. Ağızlarda buruk bir tat ile başlayacaktı oyunlar.
Bu haberden sonra dün yapılan antremanlarda sırasında Gürcü Nodar Kumaritashvilinin kızağıyla kaza yapıp , yaşamını yitirmesi moralleri tam anlamıyla sıfırladı.
Aşağıda kaza anının videosu mevcut isteyen bakabilir.
Bir ara bende kızakla kaymanın ne kadar heyecan verici olabileceğini düüşnüyordum. Tek sefelik denemek istiyordum ama bu olaydan sonra ne kadar tehlikeli olabileceğini gördüm.
Buda göremeyene link...
13 Şubat 2010 Cumartesi
Canales Madrid'de
"Real Madrid C.F. and Real Racing Club Santander have reached a deal for the transfer of player Sergio Canales Madrazo.
The contract will take effect as of 1 July 2010 and will keep Canales at Real Madrid for the next six seasons."
Dün akşam açıklama yapıldı ve 22 ekimde ilk kez adam olacak çocuk dediğimiz Canales Real Madrid ile anlaştı. 1 Temmuz 2010'dan itibaren geçerli olacak. Söylenene göre Racing bu transferden 5 milyon euro kazanacak. İyi sayılabilecek bir para sözleşmesi altı ay sonra bitecek bir isim için.
Bakalım Real'de oynayabilicek mi genç ispanyol. Bu transfer Raul'un amerikaya gideceği söylentilerinin iyiden iyiye konuşulmasına sebeb oldu. Bakalım gidecek mi Bayrak adam.
Dipnot: Resim 5 şubat tarihli marca'dan. Adamlar klübün içini dışını avuçlarının içi gibi biliyorlar arkadaş.
The contract will take effect as of 1 July 2010 and will keep Canales at Real Madrid for the next six seasons."
Dün akşam açıklama yapıldı ve 22 ekimde ilk kez adam olacak çocuk dediğimiz Canales Real Madrid ile anlaştı. 1 Temmuz 2010'dan itibaren geçerli olacak. Söylenene göre Racing bu transferden 5 milyon euro kazanacak. İyi sayılabilecek bir para sözleşmesi altı ay sonra bitecek bir isim için.
Bakalım Real'de oynayabilicek mi genç ispanyol. Bu transfer Raul'un amerikaya gideceği söylentilerinin iyiden iyiye konuşulmasına sebeb oldu. Bakalım gidecek mi Bayrak adam.
Dipnot: Resim 5 şubat tarihli marca'dan. Adamlar klübün içini dışını avuçlarının içi gibi biliyorlar arkadaş.
12 Şubat 2010 Cuma
Sarı Kart İstemek
Bu ülkede en aptal en anlaşılmaz kural bu olsa gerek. Sezon başında beri hakemlere bu yüzden ettiğim küfürün haddi hesabı yok.
Faul yapılan adam eliyle kart işareti yaparsa anında kartını göster.
Fikir babası kim, kabzımalın biri.
Hani hakemleri yerden yere vuran avrupada yap şu hareketi hakeme de göreyim diyen. Kimsede sormuyor Cüneyt Çakır şu kartı avrupada verebilir mi?
Yemez, neden orda kimse böyle harekete kart göstermiyor çünkü.
Burda kabzımalın gazına gelip herkes uyguluyor.
Peki hocam bu sarı kart yada kart değil mi hoca diyenlere de sarı kartı gösteriyorlar mı? Ne farkı var ikiside kart istemek değil mi?
Birde görmedin mi hoca kartı var, bunun içinde elinizi gözünüze götürmeniz yeter. Başka birşey anlatsanızda eliniz bir kere göze gitti mi sarıyı yersin.
Bir maçta kazım topa bakıyorum diyerek eliyle gözlerini ve havayı göstermişti. Sonuç anında sarıyı anlının ortasıan yedi.
Aptalca iki kural yorumunun dünya üzerindeki ender uygulayıcısı olmakta ayrıca güzel.
Yürüyün be hakem camiası, aslanlarım. Bu hızla hepiniz global birer marka olacaksınız.
Faul yapılan adam eliyle kart işareti yaparsa anında kartını göster.
Fikir babası kim, kabzımalın biri.
Hani hakemleri yerden yere vuran avrupada yap şu hareketi hakeme de göreyim diyen. Kimsede sormuyor Cüneyt Çakır şu kartı avrupada verebilir mi?
Yemez, neden orda kimse böyle harekete kart göstermiyor çünkü.
Burda kabzımalın gazına gelip herkes uyguluyor.
Peki hocam bu sarı kart yada kart değil mi hoca diyenlere de sarı kartı gösteriyorlar mı? Ne farkı var ikiside kart istemek değil mi?
Birde görmedin mi hoca kartı var, bunun içinde elinizi gözünüze götürmeniz yeter. Başka birşey anlatsanızda eliniz bir kere göze gitti mi sarıyı yersin.
Bir maçta kazım topa bakıyorum diyerek eliyle gözlerini ve havayı göstermişti. Sonuç anında sarıyı anlının ortasıan yedi.
Aptalca iki kural yorumunun dünya üzerindeki ender uygulayıcısı olmakta ayrıca güzel.
Yürüyün be hakem camiası, aslanlarım. Bu hızla hepiniz global birer marka olacaksınız.
Bursaspor 3 - 1 Fenerbahçe
Dün tüm Türkiye olarak ne öğrendik, Fenerbahçe gibi yüz milyon eurolar değerinde olduğu bahsedilen takımın yedek ağırlıklı kadrosu üç avans bile verseler Bursayı yenemiyor.
Günün çıkarımı budur bence.
Maçın daha 5. dakikada bitmesi gerekiyordu, Gökhanlardan Gönül olan içeriye müthiş girdiği gibi bitirebilseydi pozisyonu geri kalan dakikalarda maçın ne gazı kalacaktı nede siniri.
Gönül olan Gökhan kaçırırda Ünal olan boş durur mu, 13. dakikada teke tek yakaladığı İvankov'un yüzüne vurmayı seçince maçın hafiften elektirği arttı.
O arada Vedersonun ikramı ile gelen gol ardından Bilicanın penaltısı kolay geçmesi gereken maçı gerdikçe gerdi.
Bilicaya da maç boyu alkış göndermekten ellerim patladı. Bir defans oyuncusu atılmak için ancak bu kadar uğraşır. Zaten şu kareden de görüldüğü gibi paşa çıktıktan sonra kulaklığı takmış,umurunda mı dünya. Şunu gördüğüm anda tepem attı. Maçın içine sıçmak için uğraşmışsın takım elendi elenecek senin yaptığına bak. Kulaklığı tak müzik dinle. Ohh ne ala dünya
Hadi bir öküzlük yapmışsın adama amatörce dalarak penaltı yaptırmışsın, sesini kesip yerine oturacağına penaltı kullanılırken zorla hakeme topun yerini göstermek.
Bir defa gösterdin iki defa gösterdin yeter uzaklaş ama beyefendi atılmak istiyorya topun başından uzaklaşmıyor. Penaltıyı ben yaptım ben atacağım der gibi topun hemen gerisinde. Yetmemiş itiraz ota boka, oda yetmemiş oyun duruyor hakem yerdeki takım arkadaşıyla ilgileniyor ama beyefendi gol atacakya orta sahadan beklemeden vuruyor.
Vur bakalım paşa, vur sonunu düşünmeden vur.
Daum belki de maçtaki en iyi kararını vererek ikinci yarıda çıkardı saatli bombayı.Kötü oynayan takımında on kişi kalmasını engelledi.
Bu kızılacak bir konuda başka yok mu?
Bütün takımın topu Guizaya şişirmesine ne demeli
İleride Drogba varmış gibi ayağına orta sahada topu alan şişiriyor, ulan kontrol etse ne olacak. Bugüne kadar adam mı geçmiş rakipleri sırtına alıp gol mü yapmış?
Kafa topu mu indirmiş yoksa idmanlarda bilmediğimiz özelliklerini mi gösteriyor takıma.
Zaten görmüşsün 51. dakikada Ünalın pasında kaleciyle karşı karşıya vuramamış bir adam var. Bu adama top şişirsen ne olcak pas versen ne olacak.
Sonradan Alex girdi falan bir kaç cılız atak gelişti o kadar. Gerisi koca bir boşluk.
Kaderinde cilvesi midir nedir ömür törpüsü karavanacı okçu gitti son dakikada topa vurdu İbrahime çarptı gol oldu ve tur geldi.
Güler misin ağlar mısın?
Günün çıkarımı budur bence.
Maçın daha 5. dakikada bitmesi gerekiyordu, Gökhanlardan Gönül olan içeriye müthiş girdiği gibi bitirebilseydi pozisyonu geri kalan dakikalarda maçın ne gazı kalacaktı nede siniri.
Gönül olan Gökhan kaçırırda Ünal olan boş durur mu, 13. dakikada teke tek yakaladığı İvankov'un yüzüne vurmayı seçince maçın hafiften elektirği arttı.
O arada Vedersonun ikramı ile gelen gol ardından Bilicanın penaltısı kolay geçmesi gereken maçı gerdikçe gerdi.
Bilicaya da maç boyu alkış göndermekten ellerim patladı. Bir defans oyuncusu atılmak için ancak bu kadar uğraşır. Zaten şu kareden de görüldüğü gibi paşa çıktıktan sonra kulaklığı takmış,umurunda mı dünya. Şunu gördüğüm anda tepem attı. Maçın içine sıçmak için uğraşmışsın takım elendi elenecek senin yaptığına bak. Kulaklığı tak müzik dinle. Ohh ne ala dünya
Hadi bir öküzlük yapmışsın adama amatörce dalarak penaltı yaptırmışsın, sesini kesip yerine oturacağına penaltı kullanılırken zorla hakeme topun yerini göstermek.
Bir defa gösterdin iki defa gösterdin yeter uzaklaş ama beyefendi atılmak istiyorya topun başından uzaklaşmıyor. Penaltıyı ben yaptım ben atacağım der gibi topun hemen gerisinde. Yetmemiş itiraz ota boka, oda yetmemiş oyun duruyor hakem yerdeki takım arkadaşıyla ilgileniyor ama beyefendi gol atacakya orta sahadan beklemeden vuruyor.
Vur bakalım paşa, vur sonunu düşünmeden vur.
Daum belki de maçtaki en iyi kararını vererek ikinci yarıda çıkardı saatli bombayı.Kötü oynayan takımında on kişi kalmasını engelledi.
Bu kızılacak bir konuda başka yok mu?
Bütün takımın topu Guizaya şişirmesine ne demeli
İleride Drogba varmış gibi ayağına orta sahada topu alan şişiriyor, ulan kontrol etse ne olacak. Bugüne kadar adam mı geçmiş rakipleri sırtına alıp gol mü yapmış?
Kafa topu mu indirmiş yoksa idmanlarda bilmediğimiz özelliklerini mi gösteriyor takıma.
Zaten görmüşsün 51. dakikada Ünalın pasında kaleciyle karşı karşıya vuramamış bir adam var. Bu adama top şişirsen ne olcak pas versen ne olacak.
Sonradan Alex girdi falan bir kaç cılız atak gelişti o kadar. Gerisi koca bir boşluk.
Kaderinde cilvesi midir nedir ömür törpüsü karavanacı okçu gitti son dakikada topa vurdu İbrahime çarptı gol oldu ve tur geldi.
Güler misin ağlar mısın?
9 Şubat 2010 Salı
Adam Haklı
Dün yazmıştım klübün medya iletişim başkanı A. Metin aracılığıyla Aziz Yıldırım'ın düşünceleri toplumumuza bildirildi. Malum ne tv, ne resmi site nede gazete veya dergisi olmayan bir klüp olduğumuz için düşüncelerimizi açıklayacak başka bir mecra bulamıyoruz.
Aziz başkan şöyle demiş,
"Bir yandan sohbet ediyoruz, bir yandan da Fenerbahçe'nin kalbinde dolaşıyoruz, bilgiler alıyoruz. Tam o arada Galatasaray'ın flaş transferi Jo'nun sakatlandığı haberi geldi. Aziz Bey 'üzüldüm' dedi. 'Ciddi mi, rakibinizin eli zayıfladı' diye şaşırdığımı dile getirdim. 'Yoo; yorum yapmak bana düşmez ama Galatasaray'ın transferleri yanlış' karşılığını verdi."
Tabi Haldun Üstünel o kadar uğraştığı isimler için böyle sözler duyunca kırmızı görmüş renk körü boğa gibi olmuş ve cevabı hemen yetiştirmiş.
"Galatasaray olarak rakiplerimizin icraatlarına hep saygılı olduk... Açıkcası biz bu duruşu sergilerken, rakiplerimizden de aynı saygıyı bekliyoruz. Transferde kimin yanlış yapıp yapmadığı sezon sonunda belli olacak.Biz şampiyonluk kupasını 18. kez havaya kaldıracağımıza inanıyoruz.
Kendisini Dünya kulübü olarak görüp, transfer yapmadıklarını söyleyenler ara transferde 4 milyon euro harcadıklarını nasıl açıklayabilirler? Gerçek bir Dünya markası olan Galatasaray'ın ezeli rakibinin başkanı, marka değerini yükseltmek isteyen Kulüpler Birliğini temsil ederken, bizim icraatlarımızla ilgili yorum yapması hiç de şık durmamaktadır."
Bu söylediğine itirazı olabilecek bir tane kul olacağını zannetmiyorum. Yerden göğe kadar haklı ama sonra o da dayanamamış başka birşey saçmalamış.
"Kulüpler Birliği Başkanı Sayın Aziz Yıldırım'dan bizim transferlerimizle ilgili yorum yapmasını değil, sahada iki sezondur kasti tekmelerle sakatlanan oyuncularımız için çözüm bulmasını bekliyoruz."
Bunun çözümünü hakem hocaları ve federasyon bulacak sayın Üstünel, klüp başkanları yada yöneticileri değil. Laf olsun torba dolsun.
Aziz başkan şöyle demiş,
"Bir yandan sohbet ediyoruz, bir yandan da Fenerbahçe'nin kalbinde dolaşıyoruz, bilgiler alıyoruz. Tam o arada Galatasaray'ın flaş transferi Jo'nun sakatlandığı haberi geldi. Aziz Bey 'üzüldüm' dedi. 'Ciddi mi, rakibinizin eli zayıfladı' diye şaşırdığımı dile getirdim. 'Yoo; yorum yapmak bana düşmez ama Galatasaray'ın transferleri yanlış' karşılığını verdi."
Tabi Haldun Üstünel o kadar uğraştığı isimler için böyle sözler duyunca kırmızı görmüş renk körü boğa gibi olmuş ve cevabı hemen yetiştirmiş.
"Galatasaray olarak rakiplerimizin icraatlarına hep saygılı olduk... Açıkcası biz bu duruşu sergilerken, rakiplerimizden de aynı saygıyı bekliyoruz. Transferde kimin yanlış yapıp yapmadığı sezon sonunda belli olacak.Biz şampiyonluk kupasını 18. kez havaya kaldıracağımıza inanıyoruz.
Kendisini Dünya kulübü olarak görüp, transfer yapmadıklarını söyleyenler ara transferde 4 milyon euro harcadıklarını nasıl açıklayabilirler? Gerçek bir Dünya markası olan Galatasaray'ın ezeli rakibinin başkanı, marka değerini yükseltmek isteyen Kulüpler Birliğini temsil ederken, bizim icraatlarımızla ilgili yorum yapması hiç de şık durmamaktadır."
Bu söylediğine itirazı olabilecek bir tane kul olacağını zannetmiyorum. Yerden göğe kadar haklı ama sonra o da dayanamamış başka birşey saçmalamış.
"Kulüpler Birliği Başkanı Sayın Aziz Yıldırım'dan bizim transferlerimizle ilgili yorum yapmasını değil, sahada iki sezondur kasti tekmelerle sakatlanan oyuncularımız için çözüm bulmasını bekliyoruz."
Bunun çözümünü hakem hocaları ve federasyon bulacak sayın Üstünel, klüp başkanları yada yöneticileri değil. Laf olsun torba dolsun.
Etiketler:
Aziz Yıldırım,
Haldun Üstünel
Adam Olacak Çocuk
Her sene bir öncekinden daha iyi oldukları bir konu var o da mevki ayırt etmeksizin yıldız olacak oyuncu yetiştirme konusunda gerçekten çok yol kat ettiler.
Tolói bana seyrederken Lucianoyu hatırlatıyor ama tabi ondan bir kaç adım önde bir isim. Defansif olarak yeteri kadar sertliğe sahip. Bunun yanında her brezilyalı gibi pas organizasyonunada katkısı büyük. Kafa topu almasına alıyor ama biraz daha geliştirmesi gereken özelliklerinin başında geliyor. Tabi fiziki gelişiminide sağlaması lazım, şuan avrupa için yeteri kadar kalın ve kuvvetli değil.
Breno'dan büyük bir patlama bekliyordu belki brezilyalılar ama bu çocuk onun yerini alacak gibi. Zaten kendiside hedef olarak 2014 dünya kupasını almış kendisine. Goiasta düzenli 11 oynayarak gelişimine devam edcektir ki bir kaç sene içinde avrupada görme ihtimalimiz yüksek.
Etiketler:
Genç Yetenek,
Rafael Tolói
8 Şubat 2010 Pazartesi
Din Kardeşiyiz.
Aziz Yıldırım klübün medya ve iletşimden sorumlu genel müdürü Alaattin Metin aracılığıyla bazı konular hakkındaki düşüncelerini açıklamış, tamamını okumak isteyen burdan ulaşabilir.
Benim dikkatimi çeken şu kısım oldu;
"Devre arasında herkes transfer diye bağırdı. Yapmadık. Çünkü Fenerbahçe formasını giyen her futbolcumuzun değerini biliyoruz. Real Madrid, Barcelona, Milan, İnter, Chelsea transfer yaptı mı!
Biz de yapmadık...
Neden!
Büyük hedefleri olan takımlar, büyük yıldızları devre arası getiremez. İyi futbolcu alamazsın, vermezler... Ama sezon sonunda istediğini alırsın."
Şimdi şöyle bir bakarsak Milan'ın ihtiyacı vardı gitti Beckham ve Mancini'yi transfer etti. İnter lider ama gittiler Pandev ve Marigayı alma ihtiyacı hissetti. Chelsea'nin zaten transfer yasağı vardı yeni kalktı. Real sene başında 260 milyon euro harcamış bırakda sene ortasında transfer yapmasın. Barcelona diyeceksin adamlar Robinhoyu alacaklardı sonra vazgeçtiler.
Birde şöyle bir sözü vardı çift yıllarda dünya kupası ve avrupa şampiyonları olduğu için oyuncu transferi yaz aylarında çok zor oluyor.
Eeee, biri söylesin bu senede 2010 dünya kupası var G. Afriaka da.
Benim dikkatimi çeken şu kısım oldu;
"Devre arasında herkes transfer diye bağırdı. Yapmadık. Çünkü Fenerbahçe formasını giyen her futbolcumuzun değerini biliyoruz. Real Madrid, Barcelona, Milan, İnter, Chelsea transfer yaptı mı!
Biz de yapmadık...
Neden!
Büyük hedefleri olan takımlar, büyük yıldızları devre arası getiremez. İyi futbolcu alamazsın, vermezler... Ama sezon sonunda istediğini alırsın."
Şimdi şöyle bir bakarsak Milan'ın ihtiyacı vardı gitti Beckham ve Mancini'yi transfer etti. İnter lider ama gittiler Pandev ve Marigayı alma ihtiyacı hissetti. Chelsea'nin zaten transfer yasağı vardı yeni kalktı. Real sene başında 260 milyon euro harcamış bırakda sene ortasında transfer yapmasın. Barcelona diyeceksin adamlar Robinhoyu alacaklardı sonra vazgeçtiler.
Birde şöyle bir sözü vardı çift yıllarda dünya kupası ve avrupa şampiyonları olduğu için oyuncu transferi yaz aylarında çok zor oluyor.
Eeee, biri söylesin bu senede 2010 dünya kupası var G. Afriaka da.
2012 Grupları
Ne zor nede kolay bir gurup, tek artısı seyirci potansiyelimizin bol olduğu ülkelere gidecek olmamız.
Ayrıca Mesut içinde oldukça zor iki maç olacak.
Yazılacakları, konuşulacakları şimdiden görür gibiyim. Hainlikten tutunda dejenerasyona kadar konuşulmadık şey kalmaz. Bu aralar baskı altında hissediyormuş kendisini, asıl baskıyı milli maçlar döneminde hissedecektir.
5 Şubat 2010 Cuma
Evreka!!!
Adnan Polat aslında herkesin en azından futbolu seven herkesin karşı olduğu oyun dışı işlerden yakınmış ama öyle bir şey demiş ki komik olmuş;
"Ben son 3-4 yıldır ’anti futbol’ diye bir kavram çıkardım ortaya. Bu konuyla ilgili gerek Futbol Federasyonu’yla, gerekse Kulüpler Birliği’yle bunlar hep görüşüldü. Herkes hemfikir."
Yakında da total futbol diye bir kavram çıkarmasını bekliyorum. Malum futbolun böyle bir kavrama ihtiyacı var. :)
not: resimdede görüldüğü üzere kavram bulmak için kara kara düşünüyor, ne olacak bu takımın hali diye değil.
"Ben son 3-4 yıldır ’anti futbol’ diye bir kavram çıkardım ortaya. Bu konuyla ilgili gerek Futbol Federasyonu’yla, gerekse Kulüpler Birliği’yle bunlar hep görüşüldü. Herkes hemfikir."
Yakında da total futbol diye bir kavram çıkarmasını bekliyorum. Malum futbolun böyle bir kavrama ihtiyacı var. :)
not: resimdede görüldüğü üzere kavram bulmak için kara kara düşünüyor, ne olacak bu takımın hali diye değil.
4 Şubat 2010 Perşembe
Fenerbahçe 3 - 0 Bursaspor
Stad neredeyse tam dolu, takımlar iyi, hava güzel, zemin kötü.
Futbol için olabilicek her şartı sağlayan bir gece, birde zemin iyi olsa tam güzel olacak.
Maça Bursa iyi başlayınca Sivas maçının aslında rakibin kötülüğünden dolayı farklı bittiğini düşünmüştüm ama bu maçın 10. dakikasından sonra daha çok koşan, en azından oyun oynamaya çalışan taraf olarak gördük.
Maça Sağlam'ın neden Volkansız başladığını anlamaya çalışıyorum ama bir türlü çözemiyorum.
Kontra oynamaya çalışacaksınız en azından öyle bir ortam var, elinizde de Sercan ve Volkan gibi iki tane pire var. Birini oynatıp diğerini yedekte bırakmak çok akıllıca olmadı. Zaten girdikten sonra Volkanı seyretmek de ayrı keyifti.
Semihin hafiften oynayarak form tutması,takımında şeklini şemalini değiştirmeye başlıyor. İlk devre en büyük sorun Semihin bir türlü form tutamamasıydı, Guizadan zaten böyle bir beklentim kalmadı.
Bir gün önce Galatasaray'ın aşamadığı sorun beklerin oyuna katılamamasıydı. Bugün Santos ve Gökhan bu işi iyi sayılabiliecek derecede gerçekleştirdiler.
Beklerin önünde oynayan oyuncuların bir türlü istenen efektiviteye ulaşamaması, takımın daha rahat oynamasını engelliyor.
Bir Tuncay ya da Deivid'in dönem dönem yakaladıkları oyuna genişlik katma işini bir türlü ne Uğur, Vederson nede Topuz, Özer ikilisi sağlayamıyorlar.
Tabi daha ikinci devrenin daha başı, takımın taşları tam oturmamış. Maç ritmi kazanılmamış ama gidilen yol doğru.
Hele Emre ve Alex biraz daha oyuna ağırlıklarını katarlarsa seyri güzel maçlar bizi bekliyor.
Birde kupada bir tek bana mı öyle geliyor, yoksa herkesin ortak düşüncesimi bilmiyorum ama sanki daha tempolu daha güzel maçlar seyrediyoruz.En azından trt'nin izin verdiği ölçüde seyretmeye çalışıyoruz.
Son sözde hakem üçlüsüne üçü de kötü hakem. Bursa golünün ofsayt diye sayılmaması, saçma sapan faul kararları falan. Sürekli denk geliyorum kanaatim bu Göçek kötü hakem.
Dipnot:Sercan'ı kim alacak bilmiyorum ama inşallah sakatlığı kronik hale gelmez, yanlış bilmiyorsam ikinci defadır aynı sakatlığı yaşıyor daha 19 yaşındayken
Müjdat Kaptan
Yılarca yerine ön libero arandı durdu fakat her zaman formayı geri almasını bilirdi. Bıyıkları, göbeği ve canını düşüne takmasıyla vazgeçilmezdir benim için. Boxer dergisinde bir röpörtajı yayınlanmış, iki soruya cevabı benim çok hoşuma gitti. Taraftar gibi futbolcu neslinin son örneklerinden biridir büyük kaptan, eksiden daha romantikti herşey diyenler için.
Fenerbahçeye genç yaşta geldiniz‚ o dönem çaylak muhabbeti yapılıyor muydu?
Yağmur yağdığında Cemil Abiler‚ Büyük Mehmetler ağır sahadan zarar görmesinler diye‚ ellerimize keskiyi alıp sahadaki suyu boşaltmaya çalışırdık. Onlar bize Aferin‚ iyi çalıştınız dediklerinde mutlu olurduk. İdman bittiğinde Mehmet Abiye veya Cemil Abiye bir bardak çay getirmekten haz duyardık. Kışın tesislere onlardan önce gidip üşümesinler diye odun sobasını yakardık. Maç topu onlara verilirdi‚ biz gülle gibi şişmiş toplarla oynardık. Şimdiki futbolculara imreniyorum. Bizim zamanımızda stad inanılmaz rüzgr alırdı. İçimize gazeteler koyardık‚ o rüzgrı yemeyelim diye.
Şu resimide nette buldum, pek birşey değişmemiş biraz ak düşmüş birazda kilo almış ama göbek aynı göbek.Bu konuyada açıklık getirmiş.
Bir de sizin için göbekli ve bıyıklı futbolcu ekolünün önde gelen ismi yorumu yapılıyor. Buna katılıyor musunuz?
Buna da sinir oluyorum. Amma şişmişsin be Müjdat diyorlar. Ne şişmişim ya. Yemek yemeyi seven‚ iri yapılı‚ iri kemikli birisiyim. Futbolcuyken de böyleydim ama o kadar şişman değildim. Zaten şişman adam nasıl futbol oynar. Ama doğal olarak futbolu bıraktıktan sonra biraz kilo aldık.
Burdan tamamını okuyabilirsiniz...
Gazetecilik
Sabah gazetelere göz atarken netten ilk dikkatimi bu haber çekti. Trabzon 1 puanı zor almış. Yazan kim bu işten para kazanan medyanın ne büyük gazetelerinden biri.
Valla şenol hoca şükretsin bir puan aldılar mazallah kupada eleminasyon siteminde her puanın değeri var. :)
Madem yanlış yapıyorsunuz düzeltin bari. Şimdi bu gazetenin inanılırlığı nedir?
Buna benzer bir olay vardı 2006 yılında Bjk-Bolton maçı sonrasında yöneticilerden biri "biz bu bolton'u ingilterede yeneriz demişti"
Uefa da eski statü gereği her takımla bir kere oynadığını bilmiyordu,
Aha da ekşi sözlük linkinide buldum...
Çıkıyor böyle tipler arada,bizede gülmek kalıyor.
Valla şenol hoca şükretsin bir puan aldılar mazallah kupada eleminasyon siteminde her puanın değeri var. :)
Madem yanlış yapıyorsunuz düzeltin bari. Şimdi bu gazetenin inanılırlığı nedir?
Buna benzer bir olay vardı 2006 yılında Bjk-Bolton maçı sonrasında yöneticilerden biri "biz bu bolton'u ingilterede yeneriz demişti"
Uefa da eski statü gereği her takımla bir kere oynadığını bilmiyordu,
Aha da ekşi sözlük linkinide buldum...
Çıkıyor böyle tipler arada,bizede gülmek kalıyor.
3 Şubat 2010 Çarşamba
2 Şubat 2010 Salı
29 Ocak 2010 Cuma
28 Ocak 2010 Perşembe
Köyümüze Geri Dönelim
Santos resmi sitesinden resim, Robinho ile anlaşma sağladıklarına dair. 4 Ağustos tarihine kadar eski klübünde olacakmış.
City'de dua ediyordur dünya kupasında iyi bir performans göstersinde satabilelim diye. Neymar içinde iyi bir rol model, şu beş aylık zaman diliminde beraber idman yapmaları bile çok şey öğrenmesine sebeb olabilir.
Seri A da hiç olmadığı kadar büyük isimlerle dolu. Adriano, Love,Ronaldo,Carlos,Robinho. Güzel bir altı ay geçirecek brezilya ligi aşıkları.
Van Christian Maggio
25 Ocak 2010 Pazartesi
Van Basten'in Kopyası
Hafta sonu italya liginde öyle bir gol atıldı ki, daha önce ne goldü be köşesinde Van Bastenin Dasaeve attığı golü anlatmıştık.
Bu hafta Napolili Maggio Livornoya neredeyse kopyasını attı. Sol ayaklı olmasına rağmen sağ ayağının üstüyle müthiş vurmuş. Kaleci ne yapsın arkadaş bu vuruşa
Seyret seyret doymazsın. Futbol bu anlar için bu kadar çok seviliyor galiba.
Buda göremeyene link...
Bu hafta Napolili Maggio Livornoya neredeyse kopyasını attı. Sol ayaklı olmasına rağmen sağ ayağının üstüyle müthiş vurmuş. Kaleci ne yapsın arkadaş bu vuruşa
Seyret seyret doymazsın. Futbol bu anlar için bu kadar çok seviliyor galiba.
Buda göremeyene link...
Tükürdüğünü Yalamak
Bunuda gördük ya tebrik etmek istiyorum hocasından başkanına kadar emeği geçen herkesi. Kadro dışı bırakıp klüp bulmasını istedikleri adamı savunmaya transfer yapamadıkları için affettiler.
Madem suçu affedilecek kadar küçük neden klüp bulmasını yoksa tek başına idmana çıkacağını söylüyorsun.
Önder oynasa ne olur oynamasa ne olur?
Bir maçta alınacak üç puan daha mı önemli tükürdüğünüz yalayıp kendinizi ve klübünüzü küçük düşürmekten.
Ayakta alkışlanacak! işler yapıyorlar valla. Transfer dönemi bitmek üzere 40 gündür transfer yapacağız diyip oyalamaları değil böyle hareketler gözden düşmenize sebeb oluyor.
Eee Kazım klüp bulamasaydı ne olacaktı onuda mı affedecektiniz.
Önderin yerinde olsam gurur yapar tek başıma idmana çıkmaya devam ederdim. Büyüklerinin gösteremediği iradeyi onlara gösterirdim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















